Meta'nın kişisel ajanı Muse eylülde çıktı ve yükleyenlerin dörtte üçe yakını ertesi gün geri geldi. Bir ay sonra Meta, Sierra ile birlikte bu ajanların şirketlerin kapısını nasıl çalacağını tarif eden açık bir standart duyurdu. İki haber aynı sorunun iki ucunda duruyor: insanlar ajanına iş veriyor, ama işin bittiği yer başkasının sistemi.
Talep tarafından başlayalım. Menlo Ventures'ta yatırımcı olan @deedydas, Sensor Tower'ın eylül verisinden çıkan tutunma (retention) grafiğini paylaştı:
Rakamın bir kısmı dağıtımdan geliyor. @aakashgupta'nın derlemesine göre Meta, 14-27 Eylül arasında kendi uygulamalarındaki iç reklam alanının yarısını Muse'a vermiş ve Muse kullanıcılarının %95'inden fazlası zaten Facebook kullanıyor. Spotify'da kişiselleştirme üzerinde çalışmış @ajaymkalia ise başka bir şeye dikkat çekiyor: Muse sana kendisi bildirim atıyor, bir işi bitirince seni çağırıyor. Böyle bir ajanın geri dönüş oranı, telefonu açıp uygulamayı kendi isteğiyle bulan insanın oranıyla aynı şeyi ölçmüyor.
Rakam dağıtımla şişmiş olsa da insanlar bu ajanlara iş veriyor. Ajan da o işi yapmak için bir şirketin kapısına varıyor.
Ajan işi yapıyor, kapıda takılıyor
Uçuşu değiştirmek, siparişi iade etmek, sigorta teklifini karşılaştırmak: kişisel ajana verilen bu tür işler bir şirketin sisteminde bitiyor. Bugün ajanın bunun için iki yolu var. Ya senin şifrenle girip insanlar için tasarlanmış sayfalarda tıklayarak ilerliyor ya da şirket onu bot diye kapıda durduruyor. PAP taslağının kendi ifadesiyle seçim ya hep ya hiç.
Hep tarafının bedeli, PAP'ın kurucu ortaklarından Instinct'in yapay zeka asistanında görüldü. Asistan e-postana, mesajlarına, takvimine ve ekranına erişip senin adına iş yapıyor. TechCrunch'ın derlediği kullanıcı deneyimlerinde asistan erişimi kesildikten saatler sonra e-posta özeti gönderiyor, bir kullanıcının adına onayı olmadan e-posta atıyor, gelen kutusundaki doğrulama kodunu okuyabiliyor. TechCrunch'a konuşan Michael Mignano'ya göre insanlar şifrelerini üçüncü taraf uygulamalara giderek daha fazla devredecek ve bu, güvenlik alışkanlıklarını değiştirecek.
Muse da bu tartışmanın dışında kalmadı. Bir Inc. yazarı, Muse'un kapalı tuttuğu bir izne rağmen özel mesajlarını okuduğunu iddia etti. Meta'nın cevabı, TechCrunch'ın aktardığına göre, mesaj erişiminin macOS'ta üç ayrı onay adımından geçtiği ve bir yazılım hatasının bile bunu aşamayacağıydı. Kimin haklı olduğu bağımsız olarak doğrulanmadı. İki olayda da tartışılan aynı şey: ajana hangi verinin ne kadar açıldığı ve bunu kimin denetlediği.
Protokol bu ihtiyaçtan doğdu; ihtiyacın kaynağı da gizlilik. Muse yazımızda anlattığımız gibi Amazon, 20 Eylül gecesi Muse'u sitesinden engelledi ve üç gerekçe gösterdi: Meta ajanın mağazaya gireceğini haber vermemiş, ajan gezinirken kendini tanıtmıyor, müşterinin giriş bilgilerini toplayıp saklıyor gibi görünüyor. Aynı günlerde Oppenheimer'ın 1.500 kişilik anketinde tüketicilerin yalnızca yüzde 8'i şifresi konusunda Meta'ya güvenebileceğini söylüyordu. Gizlilik iki yönden işliyor: ajan şirkete kim olduğunu saklıyor, kullanıcı da verisinin nereye gittiğini göremiyor. PAP'ın parçaları bu itirazların her birine karşılık geliyor.
Taslak ne tarif ediyor?
Personal Agent Protocol (kısaca PAP, taslakta takma adı Poppy), kişisel ajanların şirketlerle nasıl çalışacağını tarif eden açık bir standart. 6 Ekim'deki duyuruyu, şirketlere müşteri hizmetleri ajanı satan Sierra'nın kurucuları Bret Taylor ve Clay Bavor imzaladı. Standardı Meta ile Sierra geliştiriyor; Genesys, Instinct, Rocket, Shopify, Stripe ve Walmart ortak olarak yanlarında. Üç gün sonra ilk taslak yayına çıktı:
Taslak 0.1 sürümünde, personalagentprotocol.org adresinde ve Apache 2.0 lisanslı. Yeni bir şey icat etmekten kaçınıyor; OAuth (uygulamalara “Google ile giriş” iznini veren standart), OpenAPI ve MCP gibi oturmuş parçaları birbirine bağlıyor. Şartnamedeki sırayla:
- Şirket kendini tarif ediyor. Sitesinin
/.well-known/poppy.jsonadresine bir dosya koyuyor: hangi giriş yöntemlerini, hangi izinleri, hangi API'leri ve konuşma uçlarını sunduğunu bu dosya söylüyor. - Ajan kendini tanıtıyor. Şirket her istekte hangi ajanın, kimin adına geldiğini biliyor; API ve konuşma isteklerinde bu, imzalı bir kanıtla taşınıyor. Şirket ajanları izin ya da engel listesine alabiliyor, hız sınırı koyabiliyor.
- Kullanıcı önce isimsiz. Şirket, oturum açılana kadar seni yalnızca kendine özel bir kimlik numarasıyla görüyor. Bu numara her şirkette farklı, yani şirketler bu numara üzerinden seni kendi aralarında eşleştiremiyor.
- Erişim basamaklı açılıyor. Misafir, okuma, yazma. Hangi işin hangi basamakta yapılabileceğine şirket, ajana hangi basamağı vereceğine sen karar veriyorsun.
- İş üç kanaldan yürüyor. Şirketin web sitesi, API'leri (OpenAPI ya da MCP) veya garanti başvurusu gibi konuşma gerektiren işler için şirketin kendi ajanı.
Taslak hep ile hiç arasına ara katlar koyuyor:
Taslağın kendi örneği bir havayolu: her ajan uçuş arayabiliyor, oturum açmış ajan senin yolculuklarını görebiliyor, bilet almak senin onayını gerektiriyor. Sen de ajanına yolculuklarını görme iznini verip değiştirme iznini vermeyebilirsin. Fikrini değiştirirsen ajanı şirketin hesap ayarlarından koparıyorsun; bir uygulamaya verdiğin Google erişimini geri almak gibi.
Ajan artık ürününün kullanıcılarından biri; ama hangi basamaktan gireceğini henüz sen tanımlamadın.
Kimin standardı?
Duyuruya gelen tepkiler iki kümede toplanıyor. Bir taraf kedi fare oyununun bitmesini bekliyor; diğer taraf standardı kimin yazdığına bakıyor.
Kapıyı açan standart
- Ajanı engellemek kaybeden bir strateji. Platform engelledikçe ajanlar insan taklidinde ustalaşıyor (@amandaorson).
- Shopify'da agentic commerce'ü (ajan tabanlı alışveriş) yöneten Mani Fazeli'ye göre mevcut protokollerden sonra eksik kalan katman buydu: kimlik, yetki ve ajanlar arası konuşma (@mcfazeli).
- Sierra'ya göre insan için yapılmış sayfalarda gezinmek uzun sürüyor ve yarıda kalabiliyor; doğrudan bağlantı aynı işi saniyeler içinde bitirebilir.
- Şirkete özel kimlik numarası, şirketlerin seni kendi aralarında eşleştirmesini zorlaştırıyor.
Kapıyı tutanların standardı
- Arkasında bir standart kuruluşu yok; birkaç şirketin anlaşması açık standart sayılmaz (@Paul__Walsh).
- Google, Apple ve Muse'u sitesinden engelleyen Amazon listede yok.
- Ajan işini devrettikten sonra iznini geri çekersen sıradaki işlemin durup durmayacağı belli değil (@emori_lebo).
- Aynı gün başka bir protokol de duyuruldu.
O başka protokol Decagon'dan geldi. Decagon da Sierra gibi şirketlere müşteri hizmetleri ajanı yapıyor ve PAP'ın duyurulduğu gün, PAP'ın kurucu ortaklarından Instinct ile birlikte geliştirdiği kendi protokolünü açtı:
İtirazların bir kısmı üç günde yumuşadı. İlk gün sorulan “OpenAI neden yok?” sorusunun cevabı 9 Ekim'deki 35 tasarım ortağı listesinde: OpenAI, Visa, Mastercard, PayPal, Okta ve Cloudflare de orada. Tasarım ortaklığının neyi kapsadığını ise duyuru söylemiyor; listede yer almak, protokolün o şirketin ürününde çalışacağı anlamına gelmiyor.
Listeye yeni isim eklenince kapanmayan bir itiraz da var; bizi en çok düşündüren de bu. Senin ajanının bir şirketle nasıl konuşacağını yazan iki şirketten biri Meta, öbürü o şirketlere müşteri hizmetleri ajanı satan Sierra. CRM uygulayıcısı Thomas Wieberneit, PAP'tan üç hafta önce CustomerThink'te yazdığı yazıda bu durumu kiracılığa benzetiyor: kişisel ajan, pazarlık etmek zorunda olduğu tarafın altyapısında oturuyor; barındırmadığın ajanın sahibi de sen değilsin.
Taslağın sustuğu yer
Havayolu örneğindeki “bilet almak için senin onayın” kısmını şartname henüz karşılamıyor: tek tek işlemler için bir onay adımı tanımlanmamış. Senin onayın oturum açarken ve ajan daha geniş bir izin istediğinde alınıyor; hangi işlemin hangi izni gerektirdiğine şirket karar veriyor. Sierra'nın duyurusu da işlem bazında izinleri gelecekte eklenebilecekler arasında sayıyor. Siparişi web sitesinden, API'den ve destek ajanından değiştirebilen bir sistemde neyi onayladığını ve neyin geri alınabileceğini gösteren ortak bir makbuz olacak mı (@asuka7358835940)? Taslak bunu da cevaplamıyor.
Giriş yollarında da bir ayrıntı var. Taslak üç yol tanımlıyor: şirketin sayfasında kendin oturum açman, bir kod ya da linkle başka bir cihazdan onay vermen ve ajanın şifreni şirkete iletmesi. Üçüncü yolda şirket deneme sayısını sınırlamak zorunda, gerekirse sana tek kullanımlık kod gönderiyor; ama izinleri tek tek onayladığın bir ekran yok. Yani şifre devri ortadan kalkmıyor, kurallı hale geliyor. Ödemeler, şirketin ajana sonradan haber vermesi (kargon yola çıktı, uçuşun gecikti) ve makbuz gibi ekler ise taslağın açık konular listesinde.
Sierra'nın elinde bir de sopa var. Taylor aynı hafta şirketin Fleming-1 adlı modelini duyurdu: telefondaki arayanın konuşmasını gerçek zamanlı dinleyerek bir yapay zeka olup olmadığını anlamaya çalışıyor. Kendini tanıtan ajan protokolle içeri alınacak, tanıtmayan ajanı model yakalamaya çalışacak.
Muse'un tutunma rakamları Sensor Tower'ın panel tahmini; Meta'nın kendi açıkladığı veri değil ve dağıtım etkisinden ayrıştırılmış değil. PAP ise 9 Ekim tarihli 0.1 taslağı: henüz referans uygulaması yok, hiçbir şirketin bunu canlıda kullandığına dair bağımsız bir kanıt yok, ortak listesi ve ortakların sözleri şirketlerin kendi duyurularından. Muse'un mesaj erişimi tartışması da iki tarafın beyanından ibaret.
Bizim duruşumuz
MCP, A2A, UCP, PACT ve şimdi PAP: ajanlar için protokoller iki yıldır art arda geliyor ve hangisinin hangi katmanda kalıcı olacağını bugün kimse bilmiyor. Bizim için PAP'ın değeri, sorduğu soruda: ürününe bugün bir ajan gelse, ona ne yaptırıyorsun? Kararı vermediysen ürünün onu senin yerine veriyor: ajan ya bot korumasına takılıyor ya da senin şifrenle geldiği için sen sanılıyor. İkisi de tasarlanmamış bir karar.
Muse örneği aynı şeyin tüketici tarafını gösteriyor. Ajanın güvenilirliği, modelin ne kadar akıllı olduğundan çok izin ekranında kuruluyor: neyi göreceği, neyi değiştireceği ve fikrini değiştirdiğinde bunu nereden geri alacağın. Standart çıksa da çıkmasa da bu ekranları tasarlamak ürün ekibinin işi; hangi işin hangi izni istediğini bugün yazan ekip, hangi protokol gelirse gelsin onu bu tabloya bağlayacak.
Müşteri desteğine en sık gelen on talebi al ve her birini üç sütundan birine yaz: misafir bir ajanın yapabileceği, okuma izniyle yapılabilecek, yazma izni ve kullanıcının açık onayını gerektiren. Bu tablo, PAP'ın şirkete bıraktığı “hangi iş hangi izni ister” kararının taslağıdır; PAP yaygınlaşmasa bile ajanlara hangi kapıyı açtığını ilk kez yazıya dökmüş olursun.
Senin ürününe bugün kaç ajan geliyor ve bunu nereden biliyorsun? Bilmiyorsan, kapıyı açıp açmamaya da henüz sen karar vermiyorsun. 🧱




