Öğle sonrası sunumun düşmanı yemek mahmurluğudur. Neşe Kına sahneye yumurta ve top dağıtarak çıktı, salonu ayık tuttu — sonra ekibinin AI ile ne yaptığını anlattı ve sunumun ikinci yarısında frene bastı.
Duruşu daha ilk dakikada netti: "Ben işsiz kalacağımızı düşünmüyorum." Trendyol'da çoğunluğu kadınlardan oluşan Marketplace UX ekibini yönetiyor; satıcıların kullandığı paneli tasarlıyorlar.
İki karakter, bir ilişki hikâyesi
Sunumun kurgusu bir ilişki anlatısıydı. Bir tarafta UX: sezgisel, insanlara âşık, ihtiyaç odaklı, gözlemci, soru sormayı seven, işin nedenine tutkun. Diğer tarafta AI: veriye âşık, milyonlarca olasılığa odaklı, hızlı, çalışkan, çok nazik.
Balayı dönemi tanıdık: wireframe'ler saniyeler içinde, metinler tek prompt'ta, personalar alternatifli, sunumlar "wow" alıyor. Her şey hallolur gibi görünüyor.
PratikEkibin yazdığı araçlar
Ekip bu dönemde boş durmamış. Sahnede sayılan işler bir "AI kullandık" listesi değil, günlük işin içine giren araçlar:
- Trendyol Ortak ve Feedback Asistant — ekip içi günlük akışa giren asistanlar.
- ContentX ve Persona Ideation — içerik ve araştırma tarafı.
- TEX Design System to AI ve Baklava Design ve AI Agents — tasarım sistemini modele açan taraf.
- Ve küçük ama işe yarayanlar: Google Analytics'ten G-Sheet'e akış, anket sorusu denetleyicisi, UXR yöntem seçici, sprint review asistanı Rocky, story point hesaplayıcı.
Liste uzun ve hepsi aynı mantıkla kurulmuş: tekrar eden bir işi al, küçük bir araç yaz, ekibe ver.
Fren"Biraz yavaşlayalım mı?"
Sunumun dönüm noktası iki cümleydi. UX diyor ki: biraz yavaşlayalım mı? AI diyor ki: yavaşlamak verimsiz.
AI saniyede öğreniyor; insan hâlâ "yanlış bir şey mi yaptım?" diye düşünüyor.
Buradan sonrası tamamen insan psikolojisi üzerineydi — ve konuşmanın asıl tezi de burada: teknoloji inanılmaz hızla gelişiyor ama kararı veren beyin aynı beyin.
ÇerçeveAltı maliyet kalemi
Neşe, kullanıcının her karar anında duygusal beyninin tek bir soru sorduğunu hatırlattı: bu eylemin maliyeti mi fazla, kazancı mı? İşletim sistemimiz bunu altı kalemde hesaplıyor.
| Maliyet | Tasarımcının soracağı soru |
|---|---|
| Zihinsel | Kullanıcı ne yapması gerektiğini anında anlıyor mu? Düşünmek pahalı. |
| Sosyal | Kullanıcı güvende ve onaylanmış hissediyor mu? |
| Duygusal | Bu tasarım hangi içgüdüsel tepkiyi tetikliyor? |
| Fiziksel | Tıklama, yazma, arama — hangi adımı kaldırabilirim? |
| Maddi | Kullanıcı bir şey kaybediyor mu, kazanıyor mu? |
| Zamansal | Hız hissini nasıl artırırım, beklemeyi nasıl kısaltırım? |
Don Norman'ın üç seviyesi de sunuma girdi: ilk üç saniyede ne hissediliyor (içgüdüsel), kullanım sırasında sürtünme var mı (davranışsal), kullanıcı bu ürünü neden anlatmak ister (yansıtıcı).
Bunların hiçbiri AI'ın çözdüğü problemler değil. AI varyantı saniyede üretiyor; hangi varyantın hangi içgüdüyü tetiklediğine hâlâ insan karar veriyor.
Tasarımcının yeni işi
Neşe'nin kapanış cümlesi rolü yeniden tarif ediyordu: teknolojiyi insanların gerçek psikolojisine göre şekillendirmek. Üretim hızlandıkça değerli olan şey üretmek değil, üretilenin insanda ne yaptığını bilmek.
Konuşmanın Alive'26 sayfası — sunum PDF'i ve özet burada.


