Atakan Nalbant sunumuna salona dört soru sorarak başladı. "Kullanıcı deneyimine önem veriyorum" — çoğunluk. "Hatalar mutlaka kullanıcıya bildirilmeli" — neredeyse herkes. "Yazı boyutu okunabilir olmalı" — yine çoğunluk. "Engelli ve yaşlı kullanıcıların deneyimini test ediyor, analiz ediyorum" — neredeyse kimsenin eli kalkmadı.
Sunumun geri kalanı bu boşluğun neden bir vicdan meselesi değil, bir büyüme meselesi olduğunu anlattı.
Kimden bahsediyoruz
| Veri | Kaynak / kapsam |
|---|---|
| Dünya nüfusunun %15'i engelli | Dünya Sağlık Örgütü |
| Her 4 kişiden 1'i renk körü | Tasarım kararlarını doğrudan etkiliyor |
| 10 kişiden 1'i disleksili | Metin ve tipografi seçimleri |
| 250 milyondan fazla görme engelli | Ekran okuyucu uyumluluğu |
| Türkiye'de 9 milyon engelli birey | Ölçülebilen rakam; yalnızca %22'si aktif istihdamda |
Bu tabloya yaşlıları ve gözlük kullananları da eklemek gerekiyor. Erişilebilirlik tasarımı "az sayıda özel kullanıcı" için değil, milyonlarca kişiyi ürüne dahil etmek için yapılıyor.
DemoIBAN hatasını kim duyuyor?
Nalbant iki canlı örnek gösterdi. Birincisi bir bankacılık uygulamasında IBAN hatası: hata ekranda görünüyor ama sesli okunmuyorsa, görme engelli kullanıcı için o hata yok demek. İşlem tamamlanmıyor ve neden tamamlanmadığı da anlaşılmıyor.
İkincisi daha da yaygın bir durum: kullanıcı telefon ayarlarından yazı tipini büyütüyor. Uygulamanın buna dinamik yanıt vermesi gerekiyor — vermezse, sabit yazı boyutlu bir arayüz o kullanıcı için kullanılamaz hale geliyor.
RegülasyonTakvim zaten işlemeye başladı
2005'te yürürlüğe giren Engelliler Kanunu ve 21 Haziran 2025 tarihli Erişilebilirlik Genelgesi ile Türkiye'de birçok kuruluş için WCAG standartlarına uyum zorunlu hale geldi. Genelge kurumlara süre tanıyor ama takvim işliyor.
Avrupa tarafında da benzer bir zorunluluk var: Avrupa Erişilebilirlik Yasası (EAA), bir AB ülkesinde faaliyet gösteren ve yıllık cirosu 2 milyon euro ve üzeri olan şirketleri kapsıyor. Mobil uygulamalar, internet siteleri, e-ticaret ve dijital bankacılık hizmetleri yasanın içinde.
Dünün uyumluluğu, yarının rekabet avantajı.
YöntemErişilebilirlik bir aşama değil, döngünün içi
Binclusive'in yaklaşımı erişilebilirliği yayın öncesi bir denetim adımı olmaktan çıkarıp döngünün her aşamasına yayıyor. Her aşamada sorulan soru değişiyor:
- Planlama — user story ve gereksinim dokümanlarının kabul kriterleri erişilebilirliği içeriyor mu?
- Tasarım — tasarım sistemindeki component'ler erişilebilirlik denetiminden geçti mi?
- Geliştirme — kabul kriterlerindeki erişilebilirlik notları incelendi mi, iyi pratikler uygulandı mı?
- QA — canlı öncesi testlerde erişilebilirlik testleri yapıldı mı?
- Pazarlama iletişimi — ürünün dışarıya çıkan yüzü de erişilebilir mi?
Kabul kriterine bir satır eklemek
Bu listedeki en ucuz hamle ilki. Erişilebilirlik kabul kriterine yazılmadığı sürece hiçbir aşamada zorunlu olmuyor; yazıldığında ise tasarımdan QA'e kadar bütün adımlar kendiliğinden takip etmeye başlıyor.
Kapanış çağrısı da bu çerçevenin içinde duruyordu: erişilebilirlik hem etik bir tercih hem de bir büyüme stratejisi. Salonun dördüncü soruda kalkmayan elleri de işin nereden başladığını gösteriyordu.
Konuşmanın Alive'26 sayfası — sunum ve özet burada.


