Ana Sayfa
>
İçerikler
>
32 saniyen var

32 saniyen var

December 25, 2025
11
DK OKUMA
Enes Zahid Urhan
Easyapp.ai
Kurucu & CEO

Enes Zahid Urhan, mobilde rekabetin artık özellik sayısında değil değere ulaşma süresinde döndüğünü anlattı — ve mini app'lerin neden yeni bir dönem açtığını.

Enes Zahid Urhan salona tek bir soru sordu: son bir ay içinde indirip beş dakikadan kısa sürede sildiğiniz bir uygulama var mı? Neredeyse bütün eller kalktı. Ona göre bunun adı sabırsız kullanıcı değil — seçeneğin çok fazla, toleransın giderek dar olduğu bir pazar.

Easyapp.ai'nin kurucusu; 250 binden fazla işletmenin mobil uygulamasını hazırlayıp mağazalarda yayınlamasını sağlayan bir ürünü yönetiyor. On yıllık mobil ekosistem deneyimini iki başlıkta anlattı: değere ulaşma süresi ve mini app'ler.

Konuşmanın tamamı: "Yapay Zeka Çağında Mobil Dünyanın Yeni Dönemi", Alive: Building with AI.
Değişen beklenti

Dün alışkanlık, bugün sonuç

Eski mobil oyun planı tanıdıktı: indirt, nasıl kullanılacağını öğret, alışkanlığa çevir, sonra elde tutmaya çalış. Yapay zekânın getirdiği hızla birlikte kullanıcının beklentisi tek kelimeye indi: sonuç.

DünBugün
İndir → öğren → alışkanlık → elde tutmaAç → sonucu al
Rekabet özellik sayısındaRekabet değere ulaşma süresinde (time to value)

Rakam da bunu destekliyor: pazarda yeni konumlanan bir ürünün son kullanıcıyla muhatap olabildiği ortalama süre 32 saniye. Bu sürede değer önerisi anlaşılmazsa kullanıcıların %95'i uygulamayı terk ediyor. Urhan'ın vurgusu şu: değer varsa ama geç geliyorsa, kullanıcı o değeri hiç görmemiş sayılır.

İki sütunlu karşılaştırma: dün indir-öğren-alışkanlık döngüsü, bugün aç-sonucu al beklentisi ve 32 saniyelik pencere
Değer varsa ama geç geliyorsa, kullanıcı o değeri hiç görmemiş sayılıyor.

Bunu taşıyabilenler de var elbette — büyük markalar kullanıcıyı aylarca eğitim almaya ikna edebiliyor. Ama bu, marka büyüklüğüyle doğru orantılı bir lüks.

Kendi ürünü

80 adımı kaldırdılar, sonra bir kısmını geri koydular

Verilerde tuhaf bir tablo görmüşler: kullanıcılar geliyor, çok ekran geziyor, ortalamanın üzerinde zaman geçiriyor — ama üretim yapmıyor. Bir editör için bu, değer önerisinin hiç teslim edilememesi demek.

Sebep eksik bir özellik değil, fazla yoldu. Eski sürümde renk, font, ikon paketi, menüler derken 70-80 adımlık bir kurulum vardı. Üçüncü sürümde bunların tamamını kaldırıp tek bir prompt'a indirdiler.

Ters tepen taraf

Boş bir metin kutusu herkese yaramıyor

Yayına aldıktan sonra kullanıcıların yaklaşık %35'inin kutuya sadece "merhaba, ben bir mobil uygulama yapmak istiyorum" yazdığını gördüler. Küçük ve orta ölçekli işletmelerden prompt mühendisliği beklemek gerçekçi değildi. Dördüncü sürümde sektörü, hedefi ve stili soran üç-dört adım geri kondu — ve dönüşüm oranı bunun doğru karar olduğunu gösterdi.

Büyüme bazen eklemek değil silmek. Ama neyi, nereye kadar sileceğini ölçmen gerekiyor.

Yeni format

Mini app: küçük uygulama değil, kısa akış

Konuşmanın en güncel kısmı burasıydı — Apple'ın konsepti duyurmasının üzerinden bir ay geçmemişti. Tanım net: mini app daha küçük bir uygulama değil, tek bir ihtiyacı minimum sürtünmeyle çözen bir akış.

Örnekler günlük hayattan: restoranda QR okutup menüye ulaşmak, otelde hızlı check-in yapmak, kapalı eczanenin önünde nöbetçi listesini görmek, kütüphanede kitabın yerini bulmak, AVM'de kat planına bakmak.

Bu formatın neden şimdi önem kazandığını anlamak için mağaza bariyerine bakmak gerekiyor. Urhan kendi ekosistemlerinin rakamlarını paylaştı: son iki buçuk yılda 250 binden fazla uygulama oluşturulmuş; bunların yalnızca %1'i işlevsellik eşiğine yaklaşıyor ve o eşiği geçenlerin de çok küçük bir kısmı mağazada yerini alabiliyor. Yani uygulamayı yapmak artık zor değil; yayınlamak zor.

Arkadaki dünya ise bir rekabet hikâyesi. Google 2014-2018 arasında progressive web app'i ısrarla konumlandırmaya çalıştı — çünkü web ekosisteminin sahibi o. Apple ise mobil taraftaki gelir ekosisteminin büyük kısmını yönetiyor. Mini app, ikisinin tam ortasında doğan bir format: indirmeden telefona eklenen, mobil uygulama gibi davranan web deneyimleri.

Ekonomi

Neden Apple böyle bir program açsın?

Salondan gelen soru tam da buydu. Urhan'ın cevabı: büyük platformlardan %30 komisyon almak güzel, ama sandviççiden, bakkaldan, doktordan, avukattan %15 almak işin rengini değiştiriyor. Ekosistemin tabana yayıldığı bir dönem başlıyor. Kayıt bir partner mini app üreticisi üzerinden yapılmazsa bu indirimli oran geçerli olmuyor.

Üç katman

AI'ın mobile dokunduğu yerler

01

Üretim

Fikrin ilk sürümünü çıkarmak neredeyse bedava. Zor olan artık doğru akışı bulmak.

+
02

Deneyim

Şablon seçtirmek yerine kişiye özel tema üretmek mümkün. Kişiselleştirme artık tercih değil standart.

+
03

Öğrenme

Her döngüde çıktı kalitesi artıyor — ama bu, kullanıcının bıraktığı bilgiyi doğru işlemene bağlı.

Yarın sabah

Dört adımlık deneme

Kapanışta somut bir tarif verdi. Kendi ürününde hemen denenebilir:

  • Kritik bir akış seç — onboarding, paywall ya da destek akışı.
  • "En az ekran" felsefesiyle bak: bu akışı nasıl kısaltabilirim?
  • AI'ı iki noktada kullan: içerik üretiminde ve karar noktalarında. Ve insanı karar mekanizmasına dahil et.
  • Önceki ve sonraki senaryo arasındaki kazanılan zamanı ölç.

Üçüncü maddedeki "insanı dahil et" kısmının kendi ürünlerindeki karşılığı hoş bir deseni anlatıyor: "Senin için bir renk seçtim, aşağıda başka seçenekler. Senin için bir font seçtim, aşağıda başka seçenekler." Yani sistem kararı veriyor ama son söz kullanıcıda kalıyor — halüsinasyonun açtığı güven boşluğunu kapatmanın en ucuz yolu.

Ve kapanış cümlesi: önümüzdeki dönemde kazanan daha çok özellik yapan değil, tek bir değeri en kısa yoldan ulaştırabilen olacak.

Yaklaşan etkinlik

Alive Konf BAKU — Biletler Satışta

1-2 Ekim 2026
Hilton Baku
20+ konuşmacı, 2 gün
0
Gün
00
Saat
00
Dakika
Konular
design-2
product-2
ai-2
ai-agent
erisilebilirlik
arastirma-raporlari
pazarlama
liderlik
design
Ürün Yönetimi
product
Yapay Zeka
ai
Alive: Building with AI

Diğer İçerikler

Tüm yazılar
Haftalık bülten

Canlı kalmanın haftalık dozu.

Tasarım, ürün ve yapay zekâdan seçtiğimiz en iyi okumalar — her cuma, posta kutunda.

E-posta
Teşekkürler! Kaydın alındı — ilk bülten cuma posta kutunda.
Bir şeyler ters gitti. Lütfen tekrar dene.