Bir AI konferansının ortasında "FOMO beslemeyeceğim" diye söz veren bir sunum vardı. Sonay Ardı Akkar dinleyiciye birkaç adım geri çekilme ve biraz yorgunluk atma fırsatı söz verdi — ve tuttu.
Endüstriyel tasarım eğitimiyle başlayan, kurumsal deneyim tasarımcılığından serbest danışmanlığa ve oradan akademisyenliğe uzanan bir perspektiften sorduğu soru şuydu: AI'ı henüz araç olarak tam çözememiş bir tasarımcı olarak, onu bir ortak olarak yanına aldığında neleri konuşabilirsin?
Kusursuz çalışan hatalı sistemler
Sunumun merkez sorusu tek bir cümlede duruyordu: kusursuz çalışan hatalı sistemler mi inşa ediyoruz?
Bu soru bugünün AI tartışmasının tam ortasına düşüyor. Bir sistemi daha hızlı, daha kişiselleştirilmiş ve daha optimize hale getirmek, o sistemin doğru şeyi yaptığı anlamına gelmiyor. Yanlış kurulmuş bir sistemi hızlandırdığında elde ettiğin şey, daha hızlı üretilen bir yanlış.
Deneyim problemleri her zaman teknolojide kök salmıyor.
İki bakışZoom in ve zoom out
Sunum iki bakış açısını karşı karşıya koydu. Bir tarafta teknolojinin doğal eğilimi, diğer tarafta tasarımcının getirebileceği şey.
Yakınlaş · Sistemin refleksi
- Otomatikleştir
- Optimize et
- Kişiselleştir
- Gerçek zamanlı ve veri odaklı çalış
Uzaklaş · Tasarımcının katkısı
- Sistem düşüncesi
- Servis tasarımı
- Etik yönetişim
- Doğru problemi çerçeveleme ve ekipler arası kolaylaştırma
Soldaki liste zaten gerçekleşiyor — çünkü teknoloji o yöne doğru çalışıyor. Sağdaki liste ise ancak birileri bilerek getirdiğinde masaya geliyor. Konuşmanın önerdiği rol de bu: tasarımcı arayüzü çizen değil, sistemin nasıl yönetildiğine bakan kişi.
Her sürtünme kaldırılmalı mı?
Sunumun en güzel provokasyonu buydu. Tasarımın refleksi sürtünmeyi azaltmak — ama her sürtünme kötü değil. Bazı duraksamalar kullanıcıya düşünme fırsatı veriyor; bir onay ekranı, bir bekleme, bir "emin misin?" sorusu.
Her şeyin akıcı olduğu bir sistem, kullanıcının hiç durup düşünmediği bir sistem demek olabilir. AI ile birlikte sürtünmeyi kaldırmak çok kolaylaştığı için, bu soru daha da önemli hale geliyor.
Yönetişim ve güç
Sunumun geçtiği iki başlık — yönetişim ve güç — tasarım konuşmalarında pek duyulmuyor. Oysa bir sistemin kimin lehine optimize edildiği, arayüzün ne kadar güzel olduğundan daha belirleyici. "Kim karar veriyor?" sorusu, "ekran nasıl görünsün?" sorusundan önce geliyor.
Konuşmanın başlığı da tezi zaten söylüyordu: deneyim arayüzde değil, sistemde başlıyor. AI çağında bu cümle daha da geçerli — çünkü artık arayüzü üretmek hızlandı, sistemi kurmak aynı hızda kolaylaşmadı.
Konuşmanın Alive'26 sayfası — sunum PDF'i ve özet burada.


